يُحَاوِلُ الْجَمِيعُ بَذْلَ قُصَارَى جَهْدِهِمْ لِلْمُسَاهَمَةِ فِي الْمَشْرُوعِ وَيَعْمَلُونَ بِجِدٍّ.
Herkes projeye katkılanmak için elinden geleni yapmaya çalışıyor ve çok çalışıyor.
يُحَاوِلُ الْجَمِيعُ بَذْلَ قُصَارَى جَهْدِهِمْ لِلْمُسَاهَمَةِ فِي الْمَشْرُوعِ وَيَعْمَلُونَ بِجِدٍّ.
Herkes projeye katkılanmak için elinden geleni yapmaya çalışıyor ve çok çalışıyor.
يَرْغَبُ الْمُتَطَوِّعُونَ فِي الْإِسْهَامِ فِي مُخْتَلِفِ الْأَنْشِطَةِ مِنْ أَجْلِ خَيْرِ الْمُجْتَمَعِ.
Gönüllüler, toplumun iyiliği için çeşitli etkinliklere katkılanmak istiyorlar.
خَصَّصَتِ الشَّرِكَةُ مِيزَانِيَّةً لِلْمُشَارَكَةِ فِي مَشَارِيعِ الْمَسْؤُولِيَّةِ الِاجْتِمَاعِيَّةِ.
Şirket, sosyal sorumluluk projelerine katkılanmak için bütçe ayırdı.