طَوَى الرَّجُلُ الْجَرِيدَةَ بِعِنَايَةٍ بَعْدَ قِرَاءَتِهَا وَوَضْعِهَا عَلَى الطَّاوِلَةِ.
Adam gazeteyi okuduktan sonra dikkatlice katladı ve masanın üzerine bıraktı.
طَوَى الرَّجُلُ الْجَرِيدَةَ بِعِنَايَةٍ بَعْدَ قِرَاءَتِهَا وَوَضْعِهَا عَلَى الطَّاوِلَةِ.
Adam gazeteyi okuduktan sonra dikkatlice katladı ve masanın üzerine bıraktı.
ضَاعَفَتِ الشَّرِكَةُ إِيرَادَاتِهَا هَذَا الْعَامَ مُقَارَنَةً بِالْعَامِ الْمَاضِي وَحَقَّقَتْ نَجَاحًا كَبِيرًا.
Şirket, bu yılki gelirini geçen yıla göre katlayarak büyük bir başarı elde etti.
ثَنَيْتُ المَلَابِسَ وَوَضَعْتُهَا فِي الخِزَانَةِ.
Giysileri katlayıp dolaba koydum.