kavalye

فِي الْحَفْلِ، كَانَ لِكُلِّ فَتَاةٍ شَابَّةٍ مُرَافِقٌ.

Baloda her genç kızın bir kavalyesi vardı.

رَفِيق — رُفَقَاء

لقد كان دائمًا رفيقًا أنيقًا ومهذبًا.

O, her zaman zarif ve kibar bir kavalye olmuştur.

İlişkili Kelimeler