حارس — حراس
كان الحارس في السفارة يستقبل الزوار بلطف ويوجههم.
Elçilikteki kavas, gelenleri nazikçe karşılıyor ve yönlendiriyordu.
كان الحارس في السفارة يستقبل الزوار بلطف ويوجههم.
Elçilikteki kavas, gelenleri nazikçe karşılıyor ve yönlendiriyordu.
كان البواب في الفندق يساعد الزبائن في حمل حقائبهم.
Oteldeki kavas, müşterilerin bavullarını taşımalarına yardım ediyordu.
كان موظف الاستقبال في البنك مستعدا دائما لمساعدة العملاء.
Bankadaki kavas, müşterilere yardımcı olmak için her zaman hazırdı.