kavramak

يَجِبُ عَلَيْنَا أَنْ نَقْرَأَ الْمَزِيدَ لِكَيْ نَفْهَمَ هَذَا الْمَوْضُوعَ الْمُعَقَّدَ بِشَكْلٍ كَامِلٍ.

Bu karmaşık konuyu tam olarak kavramak için daha fazla okumalıyız.

يَجِبُ عَلَيْنَا اسْتِخْدَامُ طُرُقِ تَدْرِيسٍ مُخْتَلِفَةٍ لِيَسْتَوْعِبَ الطُّلَّابُ الْمَعْلُومَاتِ الْجَدِيدَةَ بِشَكْلٍ أَفْضَلَ.

Öğrencilerin yeni bilgileri daha iyi kavraması için farklı öğretim yöntemleri kullanmalıyız.

قَدْ يَسْتَغْرِقُ الْأَمْرُ وَقْتًا طَوِيلاً لِإِدْرَاكِ الْوَجْهِ الْحَقِيقِيِّ لِلْأَحْدَاثِ.

Olayların gerçek yüzünü kavramak bazen uzun zaman alabilir.

İlişkili Kelimeler