kayış

حِزَامُ بَنْطَالِي انْقَطَعَ لِذَا يَسْقُطُ بَنْطَالِي بِاسْتِمْرَارٍ، يَجِبُ أَنْ أَشْتَرِيَ وَاحِداً جَدِيداً.

Pantolonumun kayışı koptuğu için pantolonum sürekli düşüyor, yenisini almalıyım.

سَيْر — سُيُور

سَيْرُ الْمُحَرِّكِ فِي السَّيَّارَةِ ارْتَخَى لِذَا السَّيَّارَةُ لَا تَعْمَلُ، يَجِبُ أَنْ آخُذَهَا إِلَى الْمِيكَانِيكِيِّ.

Arabanın motorundaki kayış gevşediği için araba çalışmıyor, tamirciye götürmeliyim.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler