أَثْنَاءَ الْمَشْيِ فِي الْغَابَةِ، اسْتَرَحْنَا فِي ظِلِّ أَشْجَارِ الزَّانِ الْعَالِيَةِ.
Ormanda yürürken, yüksek kayın ağaçlarının gölgesinde dinlendik.
أَثْنَاءَ الْمَشْيِ فِي الْغَابَةِ، اسْتَرَحْنَا فِي ظِلِّ أَشْجَارِ الزَّانِ الْعَالِيَةِ.
Ormanda yürürken, yüksek kayın ağaçlarının gölgesinde dinlendik.
سَيَزُورُنَا أَخُو زَوْجَتِي فِي عُطْلَةِ نِهَايَةِ الْأُسْبُوعِ.
Kayınım hafta sonu bize misafir olarak gelecek.
هَذِهِ الطَّاوِلَةُ مَصْنُوعَةٌ مِنْ خَشَبِ الزَّانِ لِتَكُونَ قَوِيَّةً وَمَتِينَةً.
Bu masa, sağlam ve dayanıklı olması için kayın ağacından yapılmıştır.