kayınbirader

صِهْر — أَصْهَار

أَنَا مُتَوَافِقٌ جِدًّا مَعَ صِهْرِي، وَغَالِبًا مَا نَذْهَبُ إِلَى مُبَارَيَاتِ كُرَةِ الْقَدَمِ مَعًا.

Kayınbiraderimle çok iyi anlaşıyoruz, birlikte sık sık futbol maçlarına gideriz.

سَاعَدَنِي أَخِي الزَّوْجَةِ كَثِيرًا فِي حَفْلِ زِفَافِنَا، وَاهْتَمَّ بِكُلِّ شَيْءٍ.

Kayınbiraderim, düğünümüzde bize çok yardımcı oldu, her şeyle ilgilendi.

أَخُو الزَّوْجِ — إخوة الزوج

أَنَا وَأَخِي الزَّوْجُ نَعْمَلُ فِي نَفْسِ الشَّرِكَةِ، لِذَلِكَ نَفْهَمُ بَعْضَنَا الْبَعْضَ بِشَكْلٍ أَفْضَلَ.

Kayınbiraderimle aynı şirkette çalışıyoruz, bu yüzden birbirimizi daha iyi anlıyoruz.

İlişkili Kelimeler