أَعَدَّ النَّعِلُ جَمِيعَ الْأَدَوَاتِ اللَّازِمَةِ لِتَجْدِيدِ حَوَافِرِ الْحِصَانِ.
Nalbant, atın nallarını kayarlamak için gerekli tüm aletleri hazırladı.
أَعَدَّ النَّعِلُ جَمِيعَ الْأَدَوَاتِ اللَّازِمَةِ لِتَجْدِيدِ حَوَافِرِ الْحِصَانِ.
Nalbant, atın nallarını kayarlamak için gerekli tüm aletleri hazırladı.
عَرَفَ الْمُزَارِعُ أَنَّهُ مُضْطَرٌّ لِتَغْيِيرِ حَوَافِرِ حَيَوَانَاتِهِ بِانْتِظَامٍ.
Çiftçi, hayvanlarının nallarını düzenli olarak kayarlamak zorunda olduğunu biliyordu.
قَامَ النَّعِلُ الْمَاهِرُ بِتَسْمِيرِ حَوَافِرِ الْحِصَانِ بِعِنَايَةٍ لِضَمَانِ رَاحَةِ الْحَيَوَانِ.
Usta nalbant, atın nallarını dikkatlice kayarlayarak hayvanın rahat etmesini sağladı.