kaygan

أَصْبَحَتِ الطُّرُقُ زَلِقَةً جِدًّا بَعْدَ المَطَرِ، يَجِبُ أَنْ تَكُونَ حَذِرًا.

Yağmurdan sonra yollar çok kaygan olmuş, dikkatli olmalısın.

أَرْضُ الْحَمَّامِ مَبْلُولَةٌ وَمَلْمَسُهَا أَمْلَسُ.

Banyonun zemini ıslak ve kaygan.