kaykılmak

اسْتَلْقَى عَلَى الْكُرْسِيِّ وَاسْتَرْخَى.

Koltukta arkasına kaykılarak rahatladı.

تَمَدَّدَ فِي الْأُرْجُوحَةِ وَقَرَأَ كِتَابًا.

Hamakta kaykılarak kitap okudu.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler