انْدَمَجَ الطُّلَّابُ الْجُدُدُ مَعَ صُفُوفِهِمْ فِي وَقْتٍ قَصِيرٍ.
Yeni öğrenciler, kısa sürede sınıflarıyla kaynaştılar.
انْدَمَجَ الطُّلَّابُ الْجُدُدُ مَعَ صُفُوفِهِمْ فِي وَقْتٍ قَصِيرٍ.
Yeni öğrenciler, kısa sürede sınıflarıyla kaynaştılar.
يَتَآلَفُ النَّاسُ مِنْ مُخْتَلَفِ الثَّقَافَاتِ بِسُهُولَةٍ فِي هَذِهِ الْمَدِينَةِ.
Farklı kültürlerden insanlar bu şehirde kolayca kaynaşıyorlar.
تَمَازَجَتِ الْأَلْوَانُ بِشَكْلٍ مِثَالِيٍّ عَلَى الْقُمَاشِ.
Renkler tuvalde mükemmel bir şekilde kaynaştı.
اِلْتَحَمَ الطُّلَّابُ الْجُدُدُ بِسُرْعَةٍ.
Yeni öğrenciler çabucak kaynaştı.
اِخْتَلَطَ، تَلَاحَمَ، اِمْتَزَجَ، تَخَالَطَ، اِنْصَهَرَ، اِنْصَهَرَ فِي بَوْتَقَة، تَضَامَّ، تَمَاهَى، تَوَاشَجَ