يَجِبُ عَلَيْنَا تَعْزِيزُ مَشَاعِرِ الِانْدِمَاجِ وَالتَّضَامُنِ فِي الْمُجْتَمَعِ.
Toplumda kaynaşma ve dayanışma duygularını güçlendirmeliyiz.
يَجِبُ عَلَيْنَا تَعْزِيزُ مَشَاعِرِ الِانْدِمَاجِ وَالتَّضَامُنِ فِي الْمُجْتَمَعِ.
Toplumda kaynaşma ve dayanışma duygularını güçlendirmeliyiz.
تَشَكَّلَتْ فُسَيْفِسَاءُ غَنِيَّةٌ مِنْ خِلَالِ تَآلُفِ الثَّقَافَاتِ الْمُخْتَلِفَةِ.
Farklı kültürlerin kaynaşmasıyla zengin bir mozaik oluştu.
ابْتَكَرَ الفَنَّانُونَ أَعْمَالًا رَائِعَةً مِنْ خِلَالِ تَمَازُجِ الأَلْوَانِ المُخْتَلِفَةِ.
Sanatçılar, farklı renklerin kaynaşmasıyla harika eserler yarattılar.
اِخْتِلَاط، التِئَام، اِلْتِحَام، اِنْصِهَار، اِمْتِزَاج، تَمَاهٍ