kaynaştırmak

حَاوَلَ الْمُعَلِّمُ دَمْجَ الطُّلَّابِ ذَوِي الْقُدُرَاتِ الْمُخْتَلِفَةِ فِي الْفَصْلِ.

Öğretmen, farklı yeteneklere sahip öğrencileri sınıfta kaynaştırmaya çalıştı.

قَرَّبَ الْمُعَلِّمُ بَيْنَ الطُّلَّابِ الْجُدُدِ وَالْقُدَامَى.

Öğretmen yeni ve eski öğrencileri kaynaştırdı.

مَزَجَ الشِّيفُ التَّوَابِلَ الْمُخْتَلِفَةَ بِبَرَاعَةٍ لِيَخْلُقَ طَعْمًا فَرِيدًا.

Şef, farklı baharatları ustalıkla kaynaştırarak eşsiz bir lezzet yarattı.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler