حَادِث — حَوَادِث
وَقَعَ حَادِثٌ مُرُورِيٌّ فِي وَسَطِ المَدِينَةِ مَسَاءَ أَمْسِ.
Dün akşam şehir merkezinde trafik kazası meydana geldi.
وَقَعَ حَادِثٌ مُرُورِيٌّ فِي وَسَطِ المَدِينَةِ مَسَاءَ أَمْسِ.
Dün akşam şehir merkezinde trafik kazası meydana geldi.
عُيِّنَ قَائِمْمَقَامٌ جَدِيدٌ لِهَذَا الْقَضَاءِ.
Bu kazaya yeni bir kaymakam atandı.
سَأَقْضِي الأَيَّامَ الَّتِي لَمْ أَصُمْهَا فِي رَمَضَانَ.
Ramazan'da tutamadığım oruçları kaza edeceğim.