يُرِيدُ جَدِّي أَنْ يَحْفِرَ حُفْرَةً فِي الْحَدِيقَةِ لِيَزْرَعَ فِيهَا شَجَرَةً صَغِيرَةً.
Dedem bahçede küçük bir ağaç dikmek için bir çukur kazmak istiyor.
يُرِيدُ جَدِّي أَنْ يَحْفِرَ حُفْرَةً فِي الْحَدِيقَةِ لِيَزْرَعَ فِيهَا شَجَرَةً صَغِيرَةً.
Dedem bahçede küçük bir ağaç dikmek için bir çukur kazmak istiyor.
نَقَبَ اللُّصُوصُ جِدَارَ الْمَحَلِّ لَيْلَةَ أَمْسِ وَدَخَلُوا إِلَيْهِ.
Dün gece hırsızlar dükkânın duvarını kazıp içeri girdiler.
نَبَشَ، تَنَقَّبَ، عَزَقَ