kazan

قِدْر — قُدُور

تَضَعُ جَدَّتِي الْمَاءَ وَالْأَرُزَّ فِي قِدْرٍ كَبِيرٍ ثُمَّ تُشْعِلُ النَّارَ.

Büyükannem büyük bir kazana su ve pirinç koyup sonra ateşi yakıyor.

فِي الشِّتَاءِ، يَجِبُ تَشْغِيلُ غَلَّايَةِ التَّدْفِئَةِ بِاسْتِمْرَارٍ.

Kışın kalorifer kazanını sürekli yakmak gerekiyor.

مِرْجَل — مَرَاجِل

فِي الْمَصْنَعِ مِرْجَلٌ كَبِيرٌ يُسَخِّنُ الْمَاءَ لِجَمِيعِ الْغُرَفِ فِي الشِّتَاءِ.

Fabrikada kışın bütün odalar için suyu ısıtan büyük bir kazan var.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler