kefil

عِنْدَمَا أَخَذْتُ قَرْضًا مِنَ الْبَنْكِ، اضْطُرِرْتُ إِلَى تَقْدِيمِ أَحَدِ أَصْدِقَائِي كَكَفِيلٍ.

Bankadan kredi çekerken bir arkadaşımı kefil olarak göstermek zorunda kaldım.

عِنْدَ التَّقَدُّمِ لِوَظِيفَةٍ، قَالَ مُدِيرِي السَّابِقُ إِنَّهُ يُمْكِنُ أَنْ يَكُونَ مَرْجِعًا وَضَامِنًا.

İş başvurusu yaparken, eski patronum referans ve kefil olabileceğini söyledi.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler