kelebek

كَانَتِ الفَرَاشَاتُ المُلَوَّنَةُ تُحَلِّقُ فِي الحَدِيقَةِ.

Bahçede rengarenk kelebekler uçuşuyordu.

طَارَ الْفَرَاشُ بَيْنَ الْأَزْهَارِ فِي الْحَدِيقَةِ.

Kelebek bahçedeki çiçeklerin arasında uçtu.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler