kemane

كَانَ هُنَاكَ كَمَانٌ فِي الصَّالُونِ، مِمَّا أَضَافَ دِفْئًا إِلَى جَوِّ الْغُرْفَةِ.

Salonda bir kemane duruyordu ve odanın atmosferine sıcaklık katıyordu.

İlişkili Kelimeler