هَذِهِ السَّمَكَةُ عَظْمِيَّةٌ جِدًّا، يَجِبُ أَنْ تَأْكُلَهَا بِحَذَرٍ.
Bu balık çok kemikli, dikkatli yemelisin.
هَذِهِ السَّمَكَةُ عَظْمِيَّةٌ جِدًّا، يَجِبُ أَنْ تَأْكُلَهَا بِحَذَرٍ.
Bu balık çok kemikli, dikkatli yemelisin.
إِنَّ امْتِلَاكَ هَيْكَلٍ ذُو عِظَامٍ يَعْنِي امْتِلَاكَ هَيْكَلٍ عَظْمِيٍّ قَوِيٍّ.
Kemikli bir yapıya sahip olmak, güçlü bir iskelete sahip olmak demektir.
كان الرجل مريضاً جداً وأصبح هزيلاً.
Adam çok hastaydı ve kemikli bir hale gelmişti.
عِظَامِيّ