يَنْخَرُ الزَّمَنُ الذِّكْرَيَاتِ بِبُطْءٍ.
Zaman, anıları yavaş yavaş kemirir.
يَنْخَرُ الزَّمَنُ الذِّكْرَيَاتِ بِبُطْءٍ.
Zaman, anıları yavaş yavaş kemirir.
بَدَأَ الْفَأْرُ يَقْضِمُ قِطْعَةَ الْخَشَبِ فِي الزَّاوِيَةِ.
Fare köşedeki tahta parçasını kemirmeye başladı.
حَاوَلَتِ الْفِئْرَانُ الدُّخُولَ عَنْ طَرِيقِ قَرْضِ الْأَلْوَاحِ الْخَشَبِيَّةِ.
Fareler tahtaları kemirerek içeri girmeye çalıştılar.
Ayrıca: تَآكَلَ
قَضَّ، نَهَشَ