يَجِبُ عَلَى الخِرِّيجِينَ الجُدُدِ بَذْلُ جُهْدٍ لِإِظْهَارِ أَنْفُسِهِمْ فِي طَلَبَاتِ العَمَلِ.
Yeni mezunlar iş başvurularında kendilerini göstermek için çaba sarf etmelidirler.
يَجِبُ عَلَى الخِرِّيجِينَ الجُدُدِ بَذْلُ جُهْدٍ لِإِظْهَارِ أَنْفُسِهِمْ فِي طَلَبَاتِ العَمَلِ.
Yeni mezunlar iş başvurularında kendilerini göstermek için çaba sarf etmelidirler.
يُرِيدُ الفَنَّانُونَ إِبْرَازَ أَنْفُسِهِمْ مِنْ خِلَالِ أَعْمَالِهِمْ.
Sanatçılar eserleriyle kendilerini göstermek isterler.
بَدَأَتِ الشَّمْسُ فِي الظُّهُورِ مِنْ بَيْنِ الغُيُومِ.
Güneş bulutların arasından kendini göstermeye başladı.
فَرَضَ الوُجُود