كانت كرامات الأولياء تتناقلها الألسن.
Evliyanın kerametleri dilden dile dolaşırdı.
أعتقد أن هناك معجزة في هذا الحدث.
Bu olayda bir keramet olduğuna inanıyorum.
كانت الأعمال التي قام بها أشبه بأمر خارق.
Onun yaptığı işler adeta bir keramet gibiydi.