kerkes

نَسْر — نُسُور

رَأَيْتُ نَسْراً يُحَلِّقُ فِي السَّمَاءِ، كَانَ مَهِيباً جِدّاً.

Gökyüzünde süzülen bir kerkes gördüm, çok heybetliydi.

عُقَاب — عِقْبَان

عَادَةً مَا تُعَشِّشُ الْعِقْبَانُ فِي الْجِبَالِ الْعَالِيَةِ.

Kerkesler genellikle yüksek dağlarda yuva yaparlar.

İlişkili Kelimeler