سِحْلِيَّة — سَحَالِي
رَأَيْتُ سَحْلِيَّةً تَسْتَمْتِعُ بِالشَّمْسِ فِي الْحَدِيقَةِ وَالْتَقَطْتُ لَهَا صُورَةً عَلَى الْفَوْرِ.
Bahçede güneşlenen bir kertenkele gördüm ve hemen fotoğrafını çektim.
رَأَيْتُ سَحْلِيَّةً تَسْتَمْتِعُ بِالشَّمْسِ فِي الْحَدِيقَةِ وَالْتَقَطْتُ لَهَا صُورَةً عَلَى الْفَوْرِ.
Bahçede güneşlenen bir kertenkele gördüm ve hemen fotoğrafını çektim.
تَظْهَرُ السَّحَالِي الصَّغِيرَةُ الَّتِي تَمْشِي عَلَى الْجُدْرَانِ بِشَكْلٍ مُتَكَرِّرٍ، خَاصَّةً فِي فَصْلِ الصَّيْفِ.
Duvarlarda yürüyen küçük kertenkeleler, özellikle yaz aylarında sıkça görülür.
وَزَغ