kesintisiz

كَانَ الِاسْتِمَاعُ إِلَى الْبَثِّ الْمُوسِيقِيِّ الْمُسْتَمِرِّ مُمْتِعًا لِلْغَايَةِ.

Kesintisiz müzik yayını dinlemek çok keyifliydi.

قَدْ يَكُونُ الْعَمَلُ الْمُتَوَاصِلُ ضَارًّا بِالصِّحَّةِ.

Kesintisiz çalışmak sağlığa zararlı olabilir.

لَقَدْ جَرَّبْتُ كُلَّ شَيْءٍ لِلْحُصُولِ عَلَى نَوْمٍ بِدُونِ انْقِطَاعٍ.

Kesintisiz bir uyku çekmek için her şeyi denedim.

Eşdizimler