ki

كَانَ الْبَرْدُ شَدِيدًا فِي الْبَيْتِ حَتَّى إِنَّنَا لَبِسْنَا الْمَعَاطِفَ وَنَحْنُ نَأْكُلُ.

Evde hava o kadar soğuktu ki yemek yerken montlarımızı giydik.

لَا أَسْتَطِيعُ الْخُرُوجَ لِأَنَّ لَدَيَّ الْكَثِيرَ مِنَ الْعَمَلِ.

Dışarı çıkamam ki, çok işim var.

Ayrıca: إِذْ

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler