kimsesiz

كَانَ الرَّجُلُ الْعَجُوزُ يَجْلِسُ وَحِيدًا فِي الْحَدِيقَةِ.

Yaşlı adam kimsesiz bir şekilde parkta oturuyordu.

أَطْلَقُوا حَمْلَةَ تَبَرُّعَاتٍ لِلْأَطْفَالِ الْأَيْتَامِ الْمُحْتَاجِينَ.

Kimsesiz çocuklar için bir yardım kampanyası başlattılar.

الْمَنْزِلُ الْمَهْجُورُ لَمْ يُسْتَخْدَمْ مُنْذُ فَتْرَةٍ طَوِيلَةٍ.

Kimsesiz ev, uzun zamandır kullanılmıyordu.

İlişkili Kelimeler