kin

ضَغِينَة — ضَغَائِن

بَعْدَ الْحَادِثَةِ بَدَأَ يَشْعُرُ بِضَغِينَةٍ كَبِيرَةٍ تُجَاهَهُ.

Olaydan sonra ona karşı büyük bir kin duymaya başladı.

لَا يَنْبَغِي أَنْ نُرَبِّيَ أَطْفَالَنَا عَلَى الْبُغْضِ وَالْكَرَاهِيَةِ.

Çocuklarımızı nefret ve kin üzerine yetiştirmemeliyiz.

حِقْد — أَحْقَاد

لَمْ يَكُنْ يَحْمِلُ فِي قَلْبِهِ حِقْدًا تِجَاهَ أَحَدٍ.

İçinde kimseye karşı kin beslemezdi.

Ayrıca: غِلّ

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler