زِرَاعَةُ النَّبَاتَاتِ صَعْبَةٌ لِأَنَّ التُّرْبَةَ فِي هَذِهِ الْمِنْطَقَةِ كِلْسِيَّةٌ.
Bu bölgedeki toprak kireçsi olduğu için bitki yetiştirmek zordur.
زِرَاعَةُ النَّبَاتَاتِ صَعْبَةٌ لِأَنَّ التُّرْبَةَ فِي هَذِهِ الْمِنْطَقَةِ كِلْسِيَّةٌ.
Bu bölgedeki toprak kireçsi olduğu için bitki yetiştirmek zordur.
كَانَتِ الطَّبَقَةُ الْبَيْضَاءُ الْمُتَكَوِّنَةُ عَلَى الْجُدْرَانِ ذَاتَ مَظْهَرٍ شَبِيهٍ بِالْكِلْسِ.
Duvarlarda oluşan beyaz tabaka kireçsi bir görünüme sahipti.