kiriş

وَتَر — أَوْتَار

اضْطُرَّ الْمُوسِيقَارُ إِلَى أَخْذِ اسْتِرَاحَةٍ مِنَ الْحَفْلَةِ لأَنَّ وَتَرَ الْكَمَانِ قَدِ انْقَطَعَ.

Kemanın kirişi koptuğu için müzisyen konsere ara vermek zorunda kaldı.

عَارِضَة — عَوَارِض

تَحْمِلُ الْعَارِضَةُ الْخَشَبِيَّةُ سَقْفَ الْغُرْفَةِ.

Ahşap kiriş odanın tavanını taşır.

يَتِمُّ فحصُ وَصَلاتِ الْجِسْرِ بِانْتِظَامٍ لِضَمَانِ سَلامَةِ الْهَيْكَلِ.

Köprünün kirişleri, yapının güvenliğini sağlamak için düzenli olarak kontrol edilir.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler