كَانَ الفُنْدُقُ يَتَمَتَّعُ بِدِيكُورٍ أَنِيقٍ لِلْغَايَةِ وَكَانَ كُلُّ شَيْءٍ مِثَالِيًّا.
Otel çok klas bir dekorasyona sahipti ve her şey mükemmeldi.
كَانَ الفُنْدُقُ يَتَمَتَّعُ بِدِيكُورٍ أَنِيقٍ لِلْغَايَةِ وَكَانَ كُلُّ شَيْءٍ مِثَالِيًّا.
Otel çok klas bir dekorasyona sahipti ve her şey mükemmeldi.
يَشْتَهِرُ هَذَا المَطْعَمُ بِأَطْبَاقِهِ الرَّاقِيَةِ وَالجَوْدَةِ العَالِيَةِ.
Bu restoran, klas ve kaliteli yemekleriyle ünlü.
كَانَ أَدَاءُ الفَرِيقِ فِي مُسْتَوًى مُمْتَازٍ وَفَازُوا بِالمُبَارَاةِ.
Takımın performansı klas bir seviyedeydi ve maçı kazandılar.