koçan

كُوزُ الذُّرَةِ — أكواز الذرة

جَمَعَ الأَطْفَالُ أَكْوَازَ الذُّرَةِ الطَّازِجَةِ مِنَ الحَدِيقَةِ وَطَهَوْهَا عَلَى الفَوْرِ.

Çocuklar bahçeden taze koçan mısırları topladılar ve hemen pişirdiler.

يَجِبُ عَلَيْكَ الِاحْتِفَاظُ بِعَقِبِ الْإِيصَالِ بِعِنَايَةٍ، لِأَنَّهُ قَدْ يَكُونُ ضَرُورِيًّا لِلضَّمَانِ.

Makbuz koçanını dikkatlice saklamalısın, çünkü garanti için gerekli olabilir.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler