kodes

سِجْن — سُجُون

سَوْفَ يَمْضِي الرَّجُلُ الَّذِي سَرَقَ وَقْتًا طَوِيلًا فِي السِّجْنِ بِسَبَبِ الْجَرَائِمِ الَّتِي ارْتَكَبَهَا.

Hırsızlık yapan adam, işlediği suçlardan dolayı uzun süre kodes yatacak.

حَبْس — حُبُوس

حَكَمَتِ المَحْكَمَةُ عَلَى المُتَّهَمِ بِالسَّجْنِ لِمُدَّةِ خَمْسِ سَنَوَاتٍ.

Mahkeme, sanığı beş yıl hapis cezasına çarptırdı.

غَالِبًا مَا يَتِمُّ احْتِجَازُ الْمُجْرِمِينَ السِّيَاسِيِّينَ فِي مُعْتَقَلَاتٍ فِي ظُرُوفٍ سَيِّئَةٍ.

Politik suçlular genellikle kötü koşullarda kodeslerde tutulurlar.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler