بَدَأَ الحَلِيبُ المَنْسِيُّ فِي الثَّلَّاجَةِ يَنْتُنُ بِشِدَّةٍ بَعْدَ بِضْعَةِ أَيَّامٍ.
Buzdolabında unutulan süt, birkaç gün sonra fena halde kokmaya başladı.
بَدَأَ الحَلِيبُ المَنْسِيُّ فِي الثَّلَّاجَةِ يَنْتُنُ بِشِدَّةٍ بَعْدَ بِضْعَةِ أَيَّامٍ.
Buzdolabında unutulan süt, birkaç gün sonra fena halde kokmaya başladı.
كَانَتِ الغُرْفَةُ تَنْبَعِثُ مِنْهَا رَائِحَةُ حَرِيقٍ، فَفَحَصْتُ جِهَازَ إِنْذَارِ الحَرِيقِ عَلَى الفَوْرِ.
Oda, yanık kokusu kokuyordu, hemen yangın alarmını kontrol ettim.
قَاحَ، تَزَنَّخَ