يَلْبَسُ الْمُدِيرُ قَمِيصًا أَبْيَضَ مُنَشًّى.
Müdür beyaz, kolalı bir gömlek giyiyor.
يَلْبَسُ الْمُدِيرُ قَمِيصًا أَبْيَضَ مُنَشًّى.
Müdür beyaz, kolalı bir gömlek giyiyor.
تُسْتَهْلَكُ الْمَشْرُوبَاتُ الَّتِي تَحْتَوِي عَلَى الْكُولَا بِكَثْرَةٍ، خَاصَّةً فِي الطَّقْسِ الْحَارِّ.
Kolalı içecekler, özellikle sıcak havalarda çok tüketilir.