kolaylaştırmak

إِنْشَاءُ طُرُقٍ جَدِيدَةٍ سَهَّلَ النَّقْلَ إِلَى حَدٍّ كَبِيرٍ.

Yeni yollar inşa etmek, ulaşımı büyük ölçüde kolaylaştırdı.

يَسَّرَتِ الْحُكُومَةُ الْإِجْرَاءَاتِ الْبِيرُوقْرَاطِيَّةَ لِلْمُسْتَثْمِرِينَ.

Hükümet, yatırımcılar için bürokratik işlemleri kolaylaştırdı.

بَسَّطَ الْمُعَلِّمُ الْمَوْضُوعَ لِكَيْ يَفْهَمَهُ الطُّلَّابُ.

Öğretmen, konuyu öğrencilerin anlaması için basitleştirdi.

İlişkili Kelimeler