ارْتَدَيْتُ سُتْرَةً ذَاتَ أَكْمَامٍ لِحِمَايَةِ نَفْسِي مِنَ الْبَرْدِ فِي الشِّتَاءِ.
Kışın soğuktan korunmak için kollu bir kazak giydim.
ارْتَدَيْتُ سُتْرَةً ذَاتَ أَكْمَامٍ لِحِمَايَةِ نَفْسِي مِنَ الْبَرْدِ فِي الشِّتَاءِ.
Kışın soğuktan korunmak için kollu bir kazak giydim.
الْكَرَاسِي بِأَذْرُعٍ أَكْثَرُ رَاحَةً لِلْجُلُوسِ.
Kollu sandalyeler oturmak için daha rahattır.