kolsu

دِعَامَةُ هَذَا الكُرْسِيِّ شَبِيهَةٌ بِالذِّرَاعِ قَلِيلًا، تُوَفِّرُ الرَّاحَةَ عِنْدَ الجُلُوسِ.

Bu sandalyenin dayanağı biraz kolsu, otururken rahatlık sağlıyor.

جُزْءُ هَذَا الرُّوبُوتِ لَهُ هَيْكَلٌ مِثْلُ الذِّرَاعِ، قَوِيٌّ وَمُتَحَرِّكٌ لِلْغَايَةِ.

Bu robotun parçası kolsu bir yapıya sahip, çok güçlü ve hareketli.

تَصْمِيمُ هَذَا الثَّوْبِ شَبِيهٌ بِالذِّرَاعِ قَلِيلًا، أَنِيقٌ وَعَصْرِيٌّ لِلْغَايَةِ.

Bu giysinin deseni biraz kolsu, çok şık ve modern.

İlişkili Kelimeler