جَار — جِيرَان
جِيرَانُنَا الْجُدُدُ هُمْ أُنَاسٌ وَدُودُونَ وَمُتَعَاوِنُونَ لِلْغَايَةِ.
Yeni komşularımız çok sıcakkanlı ve yardımsever insanlar.
جِيرَانُنَا الْجُدُدُ هُمْ أُنَاسٌ وَدُودُونَ وَمُتَعَاوِنُونَ لِلْغَايَةِ.
Yeni komşularımız çok sıcakkanlı ve yardımsever insanlar.
هُنَاكَ حَفْلَةٌ فِي الْمَنْزِلِ الْمُجَاوِرِ، صَوْتُ الْمُوسِيقَى مُرْتَفِعٌ لِلْغَايَةِ.
Komşu evde bir parti var, müzik sesi çok yüksek geliyor.
تُرْكِيَا مُتَاخِمَةٌ لِلْعَدِيدِ مِنَ الْبُلْدَانِ.
Türkiye, birçok ülkeye komşudur.
مُتَجَاوِر