نَقَلَ عَامِلُ الْخِدْمَاتِ فِي الْفُنْدُقِ أَمْتِعَةَ الضُّيُوفِ إِلَى غُرَفِهِمْ.
Oteldeki komi, misafirlerin eşyalarını odalarına taşıdı.
نَقَلَ عَامِلُ الْخِدْمَاتِ فِي الْفُنْدُقِ أَمْتِعَةَ الضُّيُوفِ إِلَى غُرَفِهِمْ.
Oteldeki komi, misafirlerin eşyalarını odalarına taşıdı.
سَاعَدَ مُسَاعِدُ النَّادِلِ النَّادِلَ فِي تَحْضِيرِ الطَّلَبَاتِ.
Komi, garsona siparişleri hazırlamada yardımcı oldu.
كَانَ صَبِيُّ الْفُنْدُقِ يُسَاعِدُ فِي جَمِيعِ الْمَهَامِّ فِي الْفُنْدُقِ.
Komi, oteldeki tüm işlere koşturarak yardım ediyordu.