يَعْمَلُ الْمُحَافِظُونَ فِي الْمَتْحَفِ بِجِدِّيَّةٍ لِلْحِفَاظِ عَلَى الْقِطَعِ الْأَثَرِيَّةِ التَّارِيخِيَّةِ.
Müzedeki konservatörler, tarihi eserleri korumak için titizlikle çalışıyorlar.
يَعْمَلُ الْمُحَافِظُونَ فِي الْمَتْحَفِ بِجِدِّيَّةٍ لِلْحِفَاظِ عَلَى الْقِطَعِ الْأَثَرِيَّةِ التَّارِيخِيَّةِ.
Müzedeki konservatörler, tarihi eserleri korumak için titizlikle çalışıyorlar.
يَقُومُ الْمُرَمِّمُونَ بِتَرْمِيمِ اللَّوْحَاتِ الْقَدِيمَةِ وَنَقْلِهَا إِلَى الْأَجْيَالِ الْقَادِمَةِ.
Konservatörler, eski tabloları restore ederek gelecek nesillere aktarıyorlar.