konserve

كَانَ مِنَ العَمَلِيِّ جِدًّا أَنْ نُحْضِرَ مَعَنَا أَطْعِمَةً مُعَلَّبَةً فِي المُخَيَّمِ.

Kampta yanımızda konserve yiyecekler götürmek çok pratik oldu.

تَسْتَخْدِمُ وَالِدَتِي مُعَلَّبَاتِ الطَّمَاطِمِ الَّتِي أَعَدَّتْهَا فِي الصَّيْفِ خِلَالَ فَصْلِ الشِّتَاءِ.

Annem yazın hazırladığı domates konservelerini kışın kullanır.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler