konuş

مَوْقِع — مَوَاقِع

تَمَّ تَحْدِيدُ مَوَاقِعِ تَمَرْكُزِ الْوَحَدَاتِ الْعَسْكَرِيَّةِ.

Askeri birliklerin konuş yerleri belirlendi.

تَمَرْكُزُ أَنْظِمَةِ الدِّفَاعِ ذُو أَهَمِّيَّةٍ اسْتِرَاتِيجِيَّةٍ.

Savunma sistemlerinin konuşu stratejik öneme sahip.

وَضْع — أَوْضَاع

يَتِمُّ الْبَحْثُ عَنْ مَنَاطِقَ مُنَاسِبَةٍ لِوَضْعِ الْأَسْلِحَةِ الْجَدِيدَةِ.

Yeni silahların konuşu için uygun alanlar aranıyor.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler