konuşkan

عَائِشَةُ فَتَاةٌ ثَرْثَارَةٌ لِلْغَايَةِ، تَحْكِي بِاسْتِمْرَارٍ عَنْ أَشْيَاءَ.

Ayşe çok konuşkan bir kızdır, sürekli bir şeyler anlatır.

وَالِدِي شَخْصٌ كَثِيرُ الْكَلَامِ، يَتَحَدَّثُ مَعَ الْجَمِيعِ.

Babam çok konuşkan biridir, herkesle sohbet eder.