konvoy

قَافِلَة — قَوَافِل

مَرَّتْ قَافِلَةٌ طَوِيلَةٌ مِنَ الشَّاحِنَاتِ عَلَى الطَّرِيقِ.

Yoldan uzun bir kamyon konvoyu geçti.

مَوْكِب — مَوَاكِب

تَقَدَّمَ مَوْكِبُ الرَّئِيسِ بِتَدَابِيرَ أَمْنِيَّةٍ مُشَدَّدَةٍ.

Cumhurbaşkanının konvoyu büyük bir güvenlik önlemiyle ilerledi.

رَتْل — أَرْتَال

تَحَرَّكَ رَتَلٌ عَسْكَرِيٌّ نَحْوَ الْمِنْطَقَةِ الْحُدُودِيَّةِ.

Askeri konvoy, sınır bölgesine doğru hareket etti.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler