يَضْمَنُ مُنَسِّقُ الْمَشْرُوعِ أَنْ يَعْمَلَ الْفَرِيقُ بِأَكْمَلِهِ بِانْسِجَامٍ.
Proje koordinatörü, tüm ekibin uyumlu bir şekilde çalışmasını sağlıyor.
يَضْمَنُ مُنَسِّقُ الْمَشْرُوعِ أَنْ يَعْمَلَ الْفَرِيقُ بِأَكْمَلِهِ بِانْسِجَامٍ.
Proje koordinatörü, tüm ekibin uyumlu bir şekilde çalışmasını sağlıyor.
تَمَّ تَعْيِينُ مَسْؤُولِ تَنْسِيقٍ لِلْحَدَثِ.
Etkinlik için bir koordinatör görevlendirildi.
يَقُومُ الْقَائِمُ بِالتَّنْسِيقِ بِتَسْهِيلِ التَّوَاصُلِ بَيْنَ الْأَقْسَامِ الْمُخْتَلِفَةِ.
Koordinatör, farklı departmanlar arasındaki iletişimi sağlıyor.