koparılmak

اُقْتُلِعَتِ الأَشْجَارُ مِنْ جُذُورِهَا فِي العَاصِفَةِ.

Fırtınada ağaçlar kökünden koparıldı.

اُنْتُزِعَتِ الْوَرَقَةُ مِنَ الدَّفْتَرِ بِسُرْعَةٍ.

Sayfa defterden hızlıca koparıldı.

نَضِجَتِ الْفَاكِهَةُ لِيَتِمَّ قَطْعُهَا مِنَ الشَّجَرَةِ.

Meyveler dalından koparılmak için olgunlaştı.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler