وَقَعَ حَادِثٌ مُرَوِّعٌ وَأُصِيبَ الْعَدِيدُ مِنَ الْأَشْخَاصِ، وَوَصَلَتْ سَيَّارَاتُ الْإِسْعَافِ عَلَى الْفَوْرِ إِلَى مَكَانِ الْحَادِثِ.
Korkunç bir kaza oldu ve birçok insan yaralandı, ambulanslar hemen olay yerine geldi.
وَقَعَ حَادِثٌ مُرَوِّعٌ وَأُصِيبَ الْعَدِيدُ مِنَ الْأَشْخَاصِ، وَوَصَلَتْ سَيَّارَاتُ الْإِسْعَافِ عَلَى الْفَوْرِ إِلَى مَكَانِ الْحَادِثِ.
Korkunç bir kaza oldu ve birçok insan yaralandı, ambulanslar hemen olay yerine geldi.
رَأَيْتُ حَادِثًا فَظِيعًا أَمَامَ الْمَدْرَسَةِ أَمْسِ، وَبَكَى الْأَطْفَالُ كَثِيرًا.
Dün okulun önünde korkunç bir kaza gördüm ve çocuklar çok ağladı.
وَاجَهْنَا مَنْظَرًا رَهِيبًا، كَانَ كُلُّ مَكَانٍ مَلِيئًا بِالدِّمَاءِ وَكَانَ النَّاسُ يَصْرُخُونَ.
Korkunç bir manzara ile karşılaştık, her yer kan revan içindeydi ve insanlar bağırıyordu.
Ayrıca: مُرْعِب
مُخِيف، مُخِيفَة، بَشِع، شَنِيعَة، فَظِيعَة، شَنِيع، مَهُولَة، مُهَوِّل، نَكْرَاء، مُفْزِع، فَزِيعَة، فَظِع